Şiddet Mağduru Kadınların Durumu
30. jan. 2013 12.29 TurkceYabancı uyruklu kadınlar, Danimarka'dan sınır dışı edilmemek için evliliklerini zorunlu olarak sürdürme riski ile karşı karşıya.
Ülkede iki yıldan az bir süredir yaşayan kadınlar oturma izinlerini kaybedebilirler.
Buna rağmen, Adalet Bakanı Morten Bødskov (Socialdemokraterne) bu konuyla ilgili düzenleme yapmaya niyetli.
Onlara elimizi uzatacağız
Adalet Bakanı Morten Bødskov şiddet mağduru kadınların oturma izinlerini kaybetmemelerini sağlamak için çalışmalara başladı ve konu hakkında yaptığı açıklamada, "Şiddete maruz kaldığı halde oturma izni için evliliklerini zorla devam ettiren kadınlara yardım edeceğiz," dedi.
Evleri bir hapishane gibi
Öneri, kadın sığınma evlerinde kalan kadınlarda da büyük sevinç uyandırdı.
Kadın Sığınma Ulusal Örgütü Lokk'un Başkanı Birgit Søderberg, "Bu çalışma, hapis hayatı yaşayan şiddet mağduru kadınların özgürlüklerine kavuşmasını sağlayacak," açıklamasını yaptı.
Kendi ülkelerinde tehlikedeler
Sığınma evlerinde birçok kadının kaldığını belirten Søderberg Politiken'e yaptığı açıklamada, "Çoğu kez, kendi ülkelerine gönderilecek kadınların hayati tehlikeyle ya da sosyal olarak dışlanma riskiyle karşı karşıya kaldıklarına şahit oluyoruz," dedi.
Koşullar bunun gerçekleşmesini zorlaştırabilir
Ancak yasa tasarısının kadınlardan bir beklentisi var: Yeteneklerini ortaya koyup, Danimarka toplumuna entregre olabilmeliler.
Bunun adı iletişim koşulu ve bu koşul ile kadınların duvarlarını yıkarak topluma entegre olmaları amaçlanıyor.
Hennah grubunda şiddet mağduru kadınlarla çalışmış olan Uzma Ahmned Andresen Politiken'e yaptığı açıklamada, "Bunun için Danimarka toplumunda aktif olmanız gerekiyor. Ancak şiddete uğrayan insanlar toplumdan izole olmuş olabilir. Bu durumdaki insanlar, son kurşunlarını hayatta kalmak için kullanıyorlar," dedi.